Özgeçmiş | Hukuk | Fotoğraf | Bilgisayar
 

Ne Olur!

Hâlâ bazı değerlere inanıyor ve içinizde insani kıpırtılar taşıyorsanız zor işiniz! Bunca şiddet, hiddet, kin ve nefretin arasında hoşgörü ve şefkat ardından el sallamaya bile fırsat bırakmadan çekip giderken zor işimiz!

Yeryüzünde açlıktan, savaştan, doğal afetlerden her gün binlerce cana kıyılıyor; can yakılıyor... Adını ne korsanız koyun, tüm bunlar birileri daha iyi yaşasın diye yapılıyor! Nasıl iyi yaşama ki bu, cana kıymadan, can yakmadan olmuyor, yazık!

İlk insandan bugüne ne kadar ilerledik diye övünsek az, ama peki ya ne kadar geliştik? İçimizdeki vahşi duyguları, şehevi dürtüleri, çevremize zarar veren hangi duygumuzu kontrol altına alabildik ki!

Az biraz bizim gibi olmayana ateş püskürüyor, hakaret ediyor; daha da hızımızı alamazsak boğazını kesiyoruz. Bu vahşetin adını, ister namus koyalım, ister töre; ister infaz diyelim, ister intikam; sonuçta bir can alıyoruz...

Ne acı, korkarım ki seviyoruz bunu; öyle olmasa oluk oluk insan kanı akan dizileri baş tacı edip oyuncularını kahraman ilan etmezdik...

Oysa Mevlana’mız vardı, hoşgörü abidesi; Yunus’umuz vardı, çilekeş; Hoca’mız vardı, latif ve naif... Sanki onlar yaşamamış bu topraklarda, sanki bizim insanımız değiller! Bu kadar mı yozlaşır bir toplum, bu kadar mı uzaklaşır değerlerinden...

İçerisinde olumsuzluk adına ne varsa hepsi bulunan öyküler, romanlar, şarkılar, diziler, filmler bu kadar mı ilgi görür? İlk hatırladığınız roman ya da dizi kahramanına bakın, son dinlediğiniz şarkının sözlerini düşünün, bu sabah göz attığınız yazarın köşe yazısına bakın: Olumlu ne söylüyorlar, koca bir hiç!

Eminim ki onlar size ne Yunus gibi sabırlı olup aza kanaat getirmeyi ne de Mevlana gibi hoşgörülü olmayı öğütlemeyecekler; zaten vazgeçtik bundan; ama ne olur artık, ne adına olursa olsun bu kadar kolay can yakılmasın, cana kıyılmasın! Bırakın bazıları da sizin gibi düşünmesin, kem söz sahibinindir deyip kulak asmayın her söze, cevap yetiştirmeyin herkese, ne olur! Örnek olun bize, etrafınıza topladığınız genç kızlarla hepsi beni bekler diye kliplerde oynamayın, ne olur! Şehvetten, hiddetten, hırstan, intikamdan başka duygularımız da var bizim. Ne olur az biraz da bunlara hitap edin, şefkati öğretin bize; saygıdan, hürmetten, fedakârlıktan, merhametten, dostluktan bahsedin bize, ne olur!

İçimiz erisin yazdıklarınızı okurken, ta derinliklerimize işlesin söyledikleriniz, sohbetlerinize müptela olalım, yarattığınız karakterler insanlık dersi versinler bize; zayıf olanı var etmek yerine yok etmeye uğraşmayalım, ne olur!

Eğlenelim elbette, ama küçük görüp alay etmeden; tabii ki yükselsin adrenalimiz ama kırıp dökmeden! Zor biliyorum, ama yeterince oyalanmadık mı kolay olanla; artık zamanı gelmedi mi zorun, biraz zora katlanmanın...

Sadece biraz daha düşünelim yaptıklarımızı, biraz daha zaman ayıralım kendimizden başkasına; başkası diye bir kavram da girsin hayatımıza... Haydi, bir gayret, haydi ne olur, gülen yüzler, ışıl ışıl gözler olsun etrafımızda, hayat bayram olmasa da daha güzel olsun, ne olur!